Beşiktaş'ta yaşanan Orhan Ak krizi her geçen gün daha da derinleşiyor. 

Şenol Güneş'ten sonra siyah-beyazlı ekibin başına geçen Abdullah Avcı, Başakşehir'de birlikte çalıştığı Orhan Ak'ı da ekibiyle birlikte Beşiktaş'a getirdi. Avcı'yı bağrına basan taraftar, Ak'ı ise istemediklerini yüksek sesle dile getirdi.

YAKIN KORUMA YANINDAN AYRILMADI

Beşiktaş camiasında deneyimli antrenörün istenmemesinin iki nedeni var. Birincisi geçmişte FETÖ ile olan ilişkisi, ikincisi ise Beşiktaş taraftarına silah çektiği iddiası.

2015 yılında dönemim Başakşehir futbolcusu Emre Belözoğlu ve yardımcı antrenör Orhan Ak, arabalı vapurda Beşiktaşlı taraftarlarla tartışmıştı. Yaşanan olayda Orhan Ak'ın siyah-beyazlı taraftarlara silah çektiği iddia edilmişti. 

Geçmişte yaşanan bu iki olaydan ötürü Beşiktaş'ta istenmeyen adam olan 39 yaşındaki antrenöre, Eibar ile oynanan hazırlık maçından sonra saldırı girişimi oldu. 

Beşiktaş cephesi gelinen süreçte çareyi Orhan Ak'a yakın koruma tutmakta buldu. Bugün yapılan idmanda, görevlendirilen korumanın Orhan Ak'ın yanından ayrılmadığı gözlendi.

ORHAN AK'TAN AÇIKLAMA GELDİ

Öte yandan Orhan Ak, bir açıklama yaparak taraftarla arasındaki buzları eritmek istediğini söyledi.

İşte Ak'ın açıklaması:

Büyük Beşiktaş Camiasının dikkatine, Bir süredir şahsım ile ilgili yaşanan olaylar ve yapılan yorumlara ilişkin bir açıklama yapmak istiyorum.

Ben bugüne kadar sahip olduğum tüm başarı ve güzel anıları futbola borçluyum. Futbolculuk kariyerimi sonlandırırken kendime bir söz vermiştim; bu ülke futboluna yararlı olabilmek için var gücümle çalışacaktım. Okudum, araştırdım, dünyanın en önemli kulüplerini ziyaret ederek; futbolumuzun kalitesini ve seyir zevkini nasıl artırabileceğimizi anlamaya çalıştım. Bu bilgi, birikim ve tecrübemi de Türk futbolunun en köklü kulübünün hizmetine sunma onuru, arzusu ve heyecanını yaşamam gereken günlerde, içinde bulunduğum durumla ilgili üzgün ve şaşkınım. Bundan dört sene öncesinde yaşanan tamamen şahsi bir reaksiyonun, tüm Beşiktaş taraftarına gösterilmiş bir tepki gibi yansıtılması, olaya ilişkin bu açıklamayı yapmamı zorunlu kıldı.

Hiç yaşanmamış olmasını dilediğim o üzücü olayda, yanımdaki sporcu kardeşim ve birkaç taraftar arasındaki gerginliğin tırmanması ve ardından fiziksel temasa dönüşmesi sonucunda, sporcu kardeşimi koruma içgüdüsüyle ve nefsi müdafaa arzusuyla bir tepki verdim. Bugün yanımdaki herhangi bir kişiye benzer şekilde sözlü ve fiziksel şiddet içeren bir müdahalede bulunulsa, onu da korumak için elimden geleni yaparım. Bu satırları okuyan herkesin de sevdiği bir insan benzer durumda kaldığında, hiçbir şey yapmadan bir kenarda duracağına inanmıyorum. Hatalı olduğum nokta, yaşanan bu yoğun gerginlik anında her iki tarafın karşılıklı olarak kontrolden çıkmış olmasına müsaade etmiş olmam. Olayların bu noktaya gelmiş olmasını engelleyebilmiş olmayı tüm kalbimle isterdim. O günden beri kendimle olan her hesaplaşmamda, çok daha soğukkanlı davranabilecek güçte olduğum gerçeğiyle yüzleşiyorum. Keşke bunu yapabilmiş olsaydım. Keşke olayları yatıştırabilmiş olsaydım. Bu olay yüzünden üzdüğüm Beşiktaş taraftarlarından da özür diliyorum.

Ancak bugün yaşanan olaylara bakınca beni esas üzen şey; bu olayın Beşiktaş taraftarına karşı bilerek ve isteyerek yapmış olduğum bir hareket ve tutum olarak yansıtılması. O gün orada yanımdaki sporcu kardeşime bir zarar gelmesini engellemekten başka hiçbir düşüncem yoktu. Tepki gösterdiğim kişilerin hangi takımın taraftarı olduğunun, verdiğim tepkinin dozu ya da şekli ile hiçbir bağlantısı yoktur.

Bilinmesini isterim ki, şu anda tek amacım büyük Beşiktaş camiasının bu sene hak ettiği şampiyonluğa ulaşması için elimden gelen tüm çabayı sarf etmek. Beşiktaş futbol takımı bana müthiş bir teknik ekibin parçası olarak, çok iyi bir oyuncu grubuyla çalışma imkanı verdi. Bu büyük camianın bana gösterdiği güveni boşa çıkartmamak için var gücümle çalışmaya hazırım. Takımımız üzerinde oluşan ve şampiyonluk yolunda itici bir güç olarak kullanacağımız huzurlu ve mutlu ortamın bozulmasını engellemek adına sizlerin desteğine ihtiyacım var. Barışmak ve kucaklaşmak arzusuyla size uzatılan bu eli karşılıksız bırakmayacağınıza yürekten inanıyorum.

Saygılarımla.